29 Ağustos 2016 Pazartesi

Başkası Var!

sevgiliniz "benim hayatımda başka birisi var, artık onu seviyorum" diyebiliyorsa size ve siz hala çabalıyorsanız onun için, çoktan eşikten ötedesiniz demektir. 8 yıl boyunca "senin için ölürüm" diyen, bir gün uyandığınızda giriş cümlemdeki gibi bir itirafta bulunabilir. ama yalnız değilsiniz. milyonlarca insan bunu yaşadı. kimi kaldıramadı, kesti bir taraflarını. kimi ise itirafta bulunana yaptı aynısını.

önce insan bir daha yürüyemeyecek gibi oluyor, sendeliyor, düşüyor. 1 yıl, 2 yıl, olmadı 3 yıl. bir gün ayağa kalkmayı başardığında arkasına bir bakıyor. of. ne büyük hatalar, ne saçma sapan sözler, olmayacak hareketler.

ama yemin ederim bir daha yapmıyor aynı şeyleri. hasta hali geçince kendini dünyanın en güçlü insanı hissediyor. hem, uğruna ölümü bile göze alabileceğin birisinin kalkıp "başkası var" demesini bile kaldırmayı başardıysan ve acını evde yaşayarak atlattıysan... yeni, güzel ve onurlu hayatına hoş geldin.

Çok Seversin!

oyle bir vazgecemezsin ki, gururunu kirar, sana hakaretler eder, gururunu seversin ama onu daha cok seversin, susarsin, icini kanatirsin vazgecemezsin.

oyle bir vazgecemezsin ki, sagligina zarar verir, kilo verirsin, nefes alamazsin, depresyona girersin, yine de vazgecemezsin. cunku ona sagligindan daha cok deger verirsin.

oyle bir vazgecemezsin ki, sana zarar verir, ozguvenine zarar verir, sevmedikce elestirir, elestirdikce kirar, kirdikca yikar ama yine de vazgecemezsin cunku cok seversin. 

Özetle!

şu an içinde olduğum durum.

bir anda gelinmiyor bu eşiğe. yavaş yavaş, sindire sindire geliyorsun. 

onun için birçok şey yapmışsındır ama o anlamamıştır. kaç kere kırılmışsındır ama söyleyememişsindir, söylesen de bunu telafi etmek için çabalamayacağını biliyorsundur çünkü. 

ona dair yaşadığın tüm hayal kırıklıkları içinde birikir birikir ve artık ona dair hayaller kuramaz hale getirir seni.

istemesende muhasebe yapmaya başlarsın kendi içinde: 'neydi ne oldu; şimdi neden böyle?'
hatayı da hep kendinde ararsın; belki de ben doğru ifade edemedim, belki ben onu kendimden ittim gibi onu aklamaya çalışan fikirler türetirsin.

lakin o kadar çok şey olmamamıştır ki beklediğin, yani ona dair o kadar çok beklentin karşılanmamıştır ki onun tarafından, artık içinden gelmez onu aklamak, onu anlamaya çalışmak.

içinde bir kırgınlık, yüzünde bir bıkkınlık.. gitsen gidemiyorsun ama kalman için de bir sebep yok. yani seni orda tutan tamamıyla senin ona karşı olan hislerin, hani şu kendi hayalinde yarattığın o.

sonunda bir bakarsın ki, hayalindeki o bile kırmaya başlamış seni. 

ona dair hayallerin artık tat vermiyorsa, hiç hayal ettiğin gibi olmayacağını anlamışsan, hatta bu hayallerin olmazlığı acı vermeye başlamışsa sana, sen sevilen kişiden vazgeçme eşiğine gelmişsindir.

bu eşiğe geldikten sonra ortaya çıkan en büyük problem ise, o eşiği aşabilmek yani o eşikten ileriye doğru ilk adımı atabilmek.
evet seni o vazgeçme eşiğine getiren o dur, ama o eşikten atlayacak olan sensin maalesef. ve bu hiç kolay değil. 

o halde yeniden tanımlayacak olursak, aşılması zor olan eşik.

Duraklar Vardır!

başlarda iyidir her şey, sonuçta daha yeni bir ilişkidesiniz ve taze. cillop gibi fabrikadan yeni çıkmış bi metro daha koltuklarının jelatini açılmamış. onunlayken osuramazsınız bile tabiri caizse...
baktığınız zaman içindekini değilde %50 görünen ve %50 görmek istediğiniz yanlarını görürsünüz. heyecanlısınızdır, can atmak deyiminin realistik silüetini yaşadığınızı düşünürsünüz.
onunla birlikte geçirdiğiniz bir saati arkadaşlarınıza sevdiklerinize eşe dosta 2 saat boyunca anlatabilirsiniz.
başlarda sahip olduğunuz eşitlik uğrayacağınız ilk durakta bozulmaya başlar.

1.durak "ilk kavga"
dün doğmuş bebek dahil herkesin bir geçmişi vardır. bu geçmiş sizi asla terketmeyecek yenage gerçekliktir. her zaman yakanızı kolay bırakacağı söylenemez. geçmişin katıştığı ilk kavgayı sinirlerine hakim olabilen sabırla direnen taraf kazanır. not olarak "(eğer sabit fikirli bir insanla tartışmamayı seçiyorsanız gene kaybedersiniz)"
ve yaşanan gerginlik sizi 1-0 yenik duruma düşürür.
heyecan hoşunuza gitmiştir, beyaz bi sayfa açalım dersiniz yeniden deneyelim unutalım dersiniz
hooop
çok yavaş düşünüyosunuz sevgili okurlar. 2.durağa geldik

2.durak "bir kadın asla unutmaz"
hep havadan sudan konuşulacak değil bu sefer ilk durakta gazı alan biricik kişisi dedektif ruhlu çıkmıştır ve bütün şifreleriniz onun elindedir artık. kendinizden eminsinizdir, ama biricik kişisi sizden emin değildir. siz istediğiniz kadar beyaz bir sayfa açın hiçbir beyaz sayfa, o defterin kıyamayıp boş bıraktığınız ilk sayfası kadar beyaz olmayacaktır maalesef.
tartışacağınız en ufak mevzuda o beyaz sayfa gecikmeden kirlenecektir. 

3.durak "ipler artık onun elinde"
vazgeçemediğinizi düşünüyorsunuz, seviyorsunuz ama bazı konular açıldığında sevdiğiniz vazgeçemediğiniz kişi karşısında düşmanı varmışcasına saldırıyor size. ve siz hala onun üzülmesini istemediğiniz için haklı dahi olsanız o üzülmesin diye kendi hatasının farkına varmış olsa dahi teselli etmeye çalışıyorsunuz. şunun farkına varmıyosunuz ama, teselli ettiğiniz kişi sizin zaaflarınızı öğreniyor.

4.durak "artık tamamen avucundasınız"
gel babam git babam, şöyle yapma, böyle yapma, onunla görüşme, bununla konuşma seferleri artık başladı, ve siz hala ilk durakta öyle bi sevmişsinizki ne dediyse "tamam biricik" modundasınız. geçmiş olsun bu saatten sonra.

5.durak "ilgisizlikten yakınmalar başladı"
önceden söylediğiniz sözler, yaptığınız süprizler azaldığı anda karşı taraftaki kişi bunu sizden önce farkeder ve gayet normal birşeymiş gibi her seferinde yüzünüze vurmaya başlamıştır. düşünceniz şu şekilde gelişir.
bir insana 1 ay boyunca hergün hediye alıp süpriz yaparsanız 2. ayın ilk günü süpriz yapmadığınız zaman ilgisiz ilan edilirsiniz. beklentiyi yüksek tuttunuz, kalbinize zamanında söz geçiremediniz artık yakınmak için çok geç. 
tekrar geçmiş olsun...

6.durak "mutsuzluk"
karşıdaki kişi mutsuz olduğunu her seferinde dile getirmeye başlamıştır, siz pes etmemişinizdir. bu durum sizi rahatsız eder ve onu mutlu etmek için elinizden gelen çabayı gösterirsiniz. !!!! dikkat !!!! ((( arkadaşlar her insanın elinden gelen çaba farklıdır mutlaka sizin 10 üstünden 5 mutlu ettiğiniz bir insanı başka bir insan 10 üstünden 10 mutlu edebilir, bahsetmek istediğim şey sizin yapabileceklerinizin sınırını zorlamanızdır. )))
sizin bu çabanızı ilgi olarak algılayan kişi, bu durumu hoşuna doğru götürür ve artıık geçtiğiniz bu duraklardan yorulmaya başlamışsınızdır.

7.durak "mutsuzluk hobisi keşfetmiştir karşıdaki kişi"
siz kendinizi sıkıp, eskisi gibi olmaya adamışsınızdır kendinizi, sırf mutlu olsun diye o odaklı yaşamaya başlamışsınızdır, her gün onun yanında olursunuz, işinizi gücünüzü bırakırsınız ve onun dertlerini, sıkıntılarını kendi dert ve sıkıntılarınızdan önde tutarsınız, çunkü siz onun mutluluğuyla mutlu olan birisiniz.

8.durak "her insan gibi sizinde bi dayanma gücünüz var"
6. durakta çabalayarak düzeltmeye çalıştığınız şeyler sizi uyutmaz olur ve farkedersiniz ki siz okyanusun ortasında bi sandaldasınız ve akıntıya karşı kürek çekiyorsunuz, doğal olarak yorgunsunuz ve herşey daha kötüye gitmeye başlar, artık mutsuz olduğuna, yahut kötü olduğuna ses edemez hale gelirsiniz. elinizde göstereceğiniz kozunuz kalmamıştır ve beklemeye başlarsınız, karşı taraf sizden hala 1. duraktaki ilgi, sevgi şefkat vb. aşk gereçlerini göstermenizi bekler, sizde istersiniz fakat yorgunsunuz dedikya amınakoyim!?

9.durak "fark edersiniz"
bu metroya bindiğinizdeki kişiyle 8 durak geçtikten sonraki kişi arasıda bir kıyas yapmaya calışırsınız, bunu durup dururken yapmazsınız, önceden hemen şipşak verdiğiniz bir kararı vermek için günlerce düşünüyorsanız böyle bi kıyas yapmak durumunda kalırsınız ve geçilen onca durakta sizden giden şeyler vardır.
bunların başında karakteriniz gelir, insanlarla konuşmaya konuşmaya ve konuştuğunuz tek kişi ile de anlaşamamaya başladığınız zaman kendinize olan güveniniz gider. önceden ikna kabiliyeti olan biri olduğunuzu düşünüyorsanız, karşınızdaki kişide sabit fikirli bir kişiyse ve tartışmamayı seçiyorsanız saygınlığınız da gider. işin kötü tarafı bu giden şeyler yanlarına birşeyler almadan gitmeyi sevmez ve sizden parça parça yavaş yavaş tüm benliğinizi alıp götürür.

10.durak "beklersiniz"
karşı tarafta yola beraber çıktığınız ve yan yana dip dibe oturmuş iki kişisinizdir, şimdi ise belkide inmeleri gereken durağı çoktan geçmiş olan ama belki doğuracagı sonuçlardan, belkide yeni bi serüvene harcayacak gücü bulamadığından rolantide takılmayı seçen insanlar olarak devam edersiniz.
ikinizin de gücü kalmamıştır ve orda burda ayrılık entryleri, ergen ergen yazılmış birsürü aptal şey paylaşımlar yaparsınız.
sizin söylemek istediğiniz şeyin altında bir ünlünün ismi olduğunda sadece güzel söz olarak kalacağını düşünen bir taraf vardır ve sizin un ufak olmuş hisleriniz ve hangi durakta indiğini bilmediğiniz heyecanlarınız daha çok nasıl parçalanabilir görmeyi beklersiniz.

11.durak " ......... "

kimse sevdiği insanın kalbinin bu kadar kara bu kadar kötü bu kadar yalancı olduğunu görmemeli.

sizi sevdiğini kimsenin olmadığını söylemesine rağmen gördükleriniz, başkalarından duyduklarınızla onun insanlığının öldüğünü öğrendiğiniz eşiktir. hayatta kimse böyle şeyler yaşamamalı. kimse bu eşiği bu şekilde geçmemeli. kimse sevdiği insanın kalbinin bu kadar kara bu kadar kötü bu kadar yalancı olduğunu görmemeli.

5. mevsim

halbuki ben ona 4 mevsimi yaşatmıştım ama nerden bilirdim onun 5. mevsimi aramaya yelteneceğini...

Ağrının Ansızın Geri Teptiği Anlar Kalır Sadece

artık ona ulaşamadığını anladığın andır. kelimelerinin onun kulağına erişmediğini, onda bir etki bırakmadığını, onun seni sayılacak bir insan yerine bile koymadığını anladığın andır. hiç ulaşamazsın, o duvarı görürsün artık. sonra vazgeçersin. kelimelerini, nefesini tüketmezsin. bir şiirde dendiği gibi ağrının ansızın geri teptiği anlar kalır sadece.

Benim Durumum..

aylarca o eşikte beklenebilir. ne yaptığını, neyi beklediğini bilmeden. belki azıcık sevgi, azıcık değerli hissettirmesi beklenir ama olmaz. içten içe gerçekleri bilsen de yüzleşemezsin. yüzleşmeye hazır hissettiğim gün geçicem o eşikten.

Sevmekten Ne Zaman Vazgeçtim?

Sevmekten ne zaman vazgeçtim? 

kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden "sen" olduğun için vazgeçtim.
bencil olduğun için vazgeçtim.
bunlardan sadece bir tanesi senden vazgecmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

Vazgeçme Eşiği

lavaboya bile giderken telefonunu yanında götürmeye başlar, fark edersin ama çok üzerinde durmazsın. aradan biraz zaman geçer, bir gece yarısı uyanırsın, gecenin karanlığında saate bakmak için elini masanın üzerindeki telefona atarsın ve uçak modunda olduğunu görürsün (ki kesinlikle gece yatarken telefonu uçak moduna alma/kapatma gibi bir alışkanlığı yoktur). herşey netleşmeye başlar, onun senden vazgeçmeye başladığını anladığın o an, ondan vazgeçme eşiğin olur.

Aldatılma!

Aldatma Nedenleri Nelerdir?
Evli olan veya ilişkisi olan bir kişinin, başka bir kişi ile duygusal veya cinsel açıdan yakınlaşması veya birliktelik yaşaması anlamına gelen
 
aldatma, günümüz evliliklerinin en büyük sorunlarından birisi. Evliliğinde sorunlar yaşadığı için aldatan bireyler olabildiği gibi, evliliği gayet iyi giden kişiler de eşlerini aldatabiliyor. Aldatan eşlerin en sık dile getirdikleri aldatma sebebi, eşlerinden ilgi görmemiş olmalarıdır. Ancak eşinin yeterince ilgi göstermemiş olması aldatma nedeni olamaz. Hiçbir sebep aldatmayı haklı çıkaramaz. Zaten burada dikkate alınması gereken birşey var. Eşini ilgisiz bulan insanların çoğu, aşırı ilgi ihtiyacı içinde, kendine güveni yetersiz, kendi mutluluğu ve kişisel gelişimi için gerektiği kadar sorumluluk almayan, kendisini mutlu etme sorumluluğunu eşine yüklemiş olan karakterlerdir. Bu kişilerin aldatma ihtimali daha yüksektir. Çünkü bu kişiler aslında yetişkin olamamış, çocuk kalmış kişilerdir. Bu nedenle eşlerinin normal düzeydeki ilgisini yetersiz bulmuş olabilirler ve tıpkı bir çocuk gibi sevgi verecek başka bir kucak bulmuş olabilirler. Psikolojik olarak sağlıklı bireylerin çok fazla ilgiye ihtiyacı yoktur. Çünkü değerli ve yeterli olduklarını zaten bilirler, bunun başkası tarafından ispat edilmesine ihtiyaç duymazlar. Değerli hissetmek için eşinden veya diğer insanlardan fazla ilgi bekleyen bireylerin, kişiliklerinde gelişmemiş yönler vardır ve bu da onları aldatmaya eğilimli hale getirebilir.


Aldatma nasıl anlaşılır, Aldatma belirtileri nelerdir?

Aldatan eşler öncekinden daha ince ve nazik davranabilir,

Aldatan eş, suçluluk duygusu ile eşine karşı fazla anlayışlı olabilir,

Aldatan eşler bazen de eşine karşı çok tahammülsüz olabilir, aklı hep başka yerde olabilir, dalgın ve unutkan olabilir,

Aldatan kişiler yalnız kalmak isteyebilir, eşi ile vakit geçirmek istemeyebillir, eşiyle cinsel ilişkiden uzaklaşabilir ve bu durumlar için garip bahaneler bulabilir,

Aldatma durumunda ihanet eden kişi, eşine karşı eleştirel olabilir, eşini aklındaki veya hayatındaki diğer kişi ile karşılaştırabilir,

Aldatan kişi bilgisayar ve telefon ile fazla meşgul olabilir, daha önce açık duran telefonuna şifre koyabilir, tuvalete veya banyoya bile telefonu ile girebilir,

Aldatan eş beraber olduğu kişi ile vakit geçirebilmek için eşine aptalca yalanlar söyleyebilir,

Aldatan eş hayal aleminde geziniyor gibi anlamsız bir sevinç içinde olabilir, bazen de özellikle beraber olduğu kişi ile kavuşma ümidi yoksa çok hüzünlü, kederli ve kızgın olabilir,

Aldatan eş önceden ilgi duyduğu şeylerden uzaklaşabilir, eş dost çevresinden uzaklaşabilir,

Aldatan kişi, sadece beraber olduğu kişi ile görüşeceği anları bekleyerek tüm zamanını geçirip, eşi yokmuş gibi davranabilir,

Aldatan eşler, kişisel bakımlarına ve giyimlerine daha fazla özen gösterebilirler.


Aldatma ilişkiyi bitiriyor mu?

Aldatma sonucunda ilişkinin çok büyük yara alacağı açık, ancak aldatma her durumda ilişkiyi ve evliliği bitirmiyor. Aldatılan eş hayal kırıklığı ve öfke ile ilişkiyi bitirme kararı alabiliyor ancak alınan bu ayrılık kararı çoğunlukla uygulanmıyor. Aldatılan eş gururu kırıldığı için, eşini cezalandırma isteği duyduğu için aldatan eşi terk edeceğini söyleyebiliyor. Kısa süre sonra ise, eşini kaybetme korkusu, eşini diğer kişiye bırakmak istememe ağır basıyor ve ayrılma kararı çoğu kez uygulanmıyor. Bazen de aldatılan eş, evliliğe devam edemeyeceğinden emin oluyor ve evliliği bitiriyor.

Aldatan eş bazen birlikte olduğu kişi ile birlikte bir geleceği çoktan planlamış oluyor ve diğer eş onu affetse ve evliliğe devam etmek istese bile aldatan eş ayrılmak istiyor. Ancak evliliğini bitirmek istemesini hayatındaki diğer kişi nedeniyle değil de, eşinin 'hataları' nedeniyle şeklinde görmek ve göstermek istiyor. Oysa bunun doğru olmadığını aslında aldatan eş kendisi de biliyor. Bu durumda aldatan kişi kendisine şu soruyu sormalı: "Eğer hayatımda başka biri olmasaydı, evliliğimi bitirir miydim?" Cevap bence oldukça net: Bitiremezdi. Ancak aldatan insanlar kendilerini kandırmak istiyorlar çoğunlukla ve bu soruya şöyle yanıt veriyorlar: "Benim evliliğim zaten bitmişti, başka biri ile tanışmasam da eşimden ayrılırdım." Bu kişilere bir soru daha: "Öyleyse başkası ile tanışmadan önce, eşini aldatmadan önce niye ayrılmadın." Cevap: Çünkü insanlar yalnız kalmayı göze alarak, yanlış bir evliliği bitirme cesaretini çoğu kez gösteremedikleri için, 'yedek' birisini bulup sonra 'eldekini' bırakıyorlar. Ancak boşanma sebebi olarak da, ihanete uğrayıp yıkılmış olan eşin eski hatalarının gösterilmesi hiç adil değil. Aldatan kişi eşinden ayrılacaksa, en azından kendi zaafını ve hatasını kabullenip, tüm suçu eşine yıkmadan ayrılmayı başarabilmeli.


Aldatma ve Boşanma

Aldatan bireyler, boşanma kararı almışlarsa genellikle kendilerini suçlu hissetmekten kurtulmak için şöyle söylerler: "Sevgilimle tanışamasaydım da boşanacaktım, zaten evliliğim iyi gitmiyordu". Madem evliliği kötü idi, niçin bir başkasını bulmadan boşanmadı. Çünkü insanların çoğu yalnız kalmaktan korkar, hayatında birisi olmasını garanti altına almak ister. Eğer sevgilisiyle tanışmasaydı, çok büyük olasılıkla 'kötü' giden evliliğini sürdürecekti. Çünkü daha iyi bir seçenek yoktu ancak daha 'iyi' ve daha yeni olanı bulduktan sonra ayrılma cesareti ortaya çıkıyor. Bu, insan doğasında varolan kolaycılık ile ilgili. Yani yalnız kalmadan, acı çekmeden yeni sevgi nesnesini bularak 'eskisinden kurtuluyor' bazı insanlar.

Her ne şekilde olursa olsun aldatma son derece yıkıcı bir durum. Evliliklerin bitme nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan aldatma, psikologların ve evlilik terapistlerinin en sık çalıştığı durumlar arasında yer alıyor.

26 Ağustos 2016 Cuma

Sen şimdi gittin ya, git...

Sen şimdi gittin ya, git...
Nasılsa koymuşsun kafana, kimbilir ne kadar oldu kafanda bitireli beni. Aklından neler geçti, neler düşündün bilmiyorum.
Ama vardır senin bir bildiğin.. .


Kimse kimseyi sonsuza dek sevmek zorunda değildi elbet. Ama dürüst olmaya mecburuz. İki kişinin yaşadığı bir sevdayı tek bir kişinin bitirmesi adil değil. Gözlerinin içine baka baka 'sevıyorum seni' derken, içten içe terketmek inan hiç adil değil.
Senin yaptığını tırnak yapmaz ya ete,
Her neyse.. .

Dedim ya vardır elbette bir bildiğin,
Ya da kim bilir, belki de başka bir sevdiğin... Vardır işte bir şeyler. Seni değiştiren, seni benden alan, beni sana yok saydıran bir şeyler vardır elbette... Yoksa üzerine sinmiş kokum daha geçmeden kazağından, yüreğin geçmezdi ki benden...
Ben yanındayken aklın bende değilse, sen de durma zaten yanımda. Beni daha fazla alıştırma, daha çok sevdirme, bağlama kendine... .
İnce hesaplar yapmayı iyi bilirsin sen, şunu da aklından hiç çıkarma.
Herkesin yüreğini bilen Allah,
Kimsenin ahını bırakmaz hiçkimsenin yanına...